Başlangıç » acil durum planı » İSG ve OSGB üzerine…

İSG ve OSGB üzerine…

İş kazaları ve meslek hastalıkları ülkemizde ve dünyada büyük kayıplara neden olmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü kaynaklarına göre 2.8 Milyar işgücü olan dünya da her yıl 340 milyon iş kazası meydana gelmekte ve bu iş kazaları neticesinde her yıl iki milyon civarında işçi hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de her yıl yüz bine yaklaşan iş kazası ve bunların neticesinde iki bin civarında işçi hayatını kaybetmektedir. Bu kayıplarımızın yanında, iş kazası ve meslek hastalığının yıllık ülkemize maliyeti 10 milyar dolar civarındadır.
İşyerlerinin çalışma koşullarındaki iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin aksaklıklar iş kazaları ve meslek hastalıkları için tehlikeli durum oluşturmakta iken çalışan bireylerden kaynaklanan eksiklikler de tehlikeli davranışlara yol açmaktadır. Tehlikeli durum ve tehlikeli davranışlar iş kazaları ve meslek hastalılarının meydana gelişindeki iki temel unsurdur. Tehlikeli durumlar, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla giderilebilmektedir. Tehlikeli davranışlar ise, eğitim yoluyla çalışanların tehlikeli davranışlarının tehlikesiz davranışlarla değiştirilmesi ve işyerlerinde güvenliği kültürü oluşturulması suretiyle bertaraf edilebilmektedir. Çalışanların davranışlarında olumlu yönde değişiklikler meydana getirmenin en önemli yollarından biri de onlara iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim vermektir.
Avrupa’daki İş Güvenliği uygulamaları incelemek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) tarafından yürütülen Leonardo da Vinci Mesleki Eğitim Programı kapsamında “KOBİ’lerde Risk Değerlendirmesi Uygulamalarının İSG Açısından İncelenmesi” isimli Avrupa Birliği Projesi, ÇASGEM Yöneticilerinin ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim Uzmanları’nın, İş Güvenliği Uzmanlığı Derneği (İSGDER) üyelerinin ve Teknik Eğitim Vakfı (TEKEV) üyelerinin katılımıyla 8 Eylül’de, Viyana’daki (Avusturya) “Mesleki Riskler Sosyal Sigortası (AUVA) kurumuna yapılan ziyaretle yerinde incelemelerde bulunulmuştu.

İncelemelerdeki ana tespitler;

  1. Anaokuldan başlayıp meslek edinme sürecinde İş Güvenliği, Trafik ve Çevre bilinci öğrenim müfredatı ile verilmektedir, ayrıca sosyal sigortayı Devlet kendisi karşılamaktadır. Anaokuldan başlayan bir güvenlik kültürü eğitimi verilmektedir. Bu eğitim sürecinden geçenler ilerde ya işveren ya çalışan ya yasa koyucu yada yasa uygulayıcı birey olacak şekilde devlet eliyle eğitiliyor.
  2. Sosyal Sigorta,
    • Sağlık Sigortası
    • Kaza Sigortası
    • Emeklilik Sigortası
    • İşsizlik Sigortası gibi sigortaları kapsamaktadır. Mecburi sigortalardır.
  3. Mesleki Riskler Sosyal Sigortası (AUVA) tüm özel sektöre hizmet veren, sigorta firmalarından en büyüğüdür. Özel Sektörde çalışan herkes burada sigortalanıyor. Kamu sektöründeki çalışanlar ve Öğrenci durumunda olanlar bizdeki SGK’daki sigortalanıyor.
  4. AUVA bünyesindeki İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi (İSG Profesyoneli) ile özel sigorta hizmeti verdiği firmaları ekspertiz uzmanı gibi değerlendirme yapmaktadır. İSG profesyoneli, İSG sistemini inceleyip değerlendirme yapmaktadır ve ücretlerini sigorta firmalarından almaktadır.
  5. İşyeri bünyesinde ise, devlete bağlı işçi temsilcileri bulunmaktadır. İşçi temsilcilerin eğitimleri özel olarak verilmektedir. Sendikalı olan bu temsilcilerde işyeri durdurma yetkileri bulunmaktadır. İşverenler işçi temsilcilerini işten çıkartamıyorlar.
  6. İşverenler daha az sigorta primi ödemek için İSG tedbirleri isteyerek ve öncelikli olarak yerine getirmektedir.
  7. Çalışanlar ise İSG tedbirlerine uymadığı için işten çıkarılırsa aynı tehlikeli sınıfta çalışamayacaklar.

Türkiye’mizde her yıl yüzbinleri aşan iş kazası sayısında iki bin civarında çalışan ölümü gerçekleşirken, denetim için yeterli müfettişimiz var mıdır? 

İSGGM Md. Sn. Kazım ÖZER bir röportajında, Türkiye genelinde 1.700.000 civarında işyeri olduğunu, 1.1.2014 tarihinden sonra Tehlikeli ve Çok tehlikeli 680.000  civarında işyeri aylık İSG hizmet alma zorunluluğunun bulunduğunu, bunun sadece 205.000 işyeri isgkatipte İSG sözleşmesinin olduğunu söylemişti. Bunun yanında Türkiye genelinde tüm işyerlerinin denetleyen iş müfettişi sayısı 1000 civarında olduğunu söylemişti. Bu durumda teftişlerin yeterli ve sağlıklı yapıldığı söylenemez. Bir diğer husus Türkiye genelinde 1.700.000 civarındaki işyerlerine bakıldığında %85’i çalışan sayısı 10 kişinin altında KOBİ’ler olduğu bakanlık yaptığı sunumlarında anlaşılmaktadır.

Türkiye’mizdeki İş Güvenliği Uygulamaları nasıl Avrupa’daki işleyiş verimliliğine yükseltebiliriz?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) üzerinden tüm işler yürütülürse belki daha kolay, etkin ve uygun çözümler bulunabilir. Şöyle ki;

1.    OSGB şirket sahipleri/hissedarları sadece tam zamanlı İş güvenliği Uzmanı ve/veya İşyeri Hekimi zorunluluğu gelmeli. Parası olan tüccar mantıklı işverenler tarafından açılan OSGBler kapatılmalıdır. Öncelikli olarak bu konu düzeltilerek, OSGB kalitesi arttırılmalıdır. OSGB’lerin ticari işletme durumundan çok, ön denetim/değerlendirme yapan sigorta ekspertiz firmaları gibi, iş sağlığı ve güvenliği açısından firma değerlendirme yapan kuruluş durumuna konumlandırılmalıdır.

2.    OSGB’nin Mesleki bağımsızlığı sağlanmalıdır. İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi ücretlerini hizmet verdiği firmadan almamalıdır. Mesleki bağımsızlık direkt İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimine verilirse İş güvenliği uzmanının özlük ve sosyal hakların sağlanması devlet karşılaması gerekecektir. İş Güvenliği uzmanını ya devlet memurluğu statüsünde veya yarı memur gibi yeni bir statüde kamu görevlisi yapılmalı ki ücretlerini devlet tarafından veya özel oluşturulmuş fondan karşılanabilir yalnız bunu devlet istememektedir. Bunu da yıllardır, teknik Nezaretçi, yapı denetim, serbet mali müşavirler vs denetim yapan kişiler hala ücretlerini denetim yaptıkları işverenlerden almaktadır. Kangrenleşmiş mevzuat uygulaması olan Türkiye’nin denetim sistemi mesleki bağımsızlıkla çözümlenmelidir.

Önerim ise OSGB modelinde yatmaktadır. Yetkilendirmesi ÇSGB tarafından yapılan bu firmalar, denetim yaptığı ve/veya hizmet verdiği firmalar için ücretini fatura karşılığı SGK fonundan alabilir. 2014 yılı 2. Altı Ay Asgari Ücretin Net Hesabı ve İşverene Maliyetine bakalım. İşveren, net ücretle maaşı verdiği çalışanı için (SGK primi %14 + İşsizlik %1 + Gelir Vergisi %15* + SGK İşveren Primi %15.5 + İşveren İşsizlik Sigorta fonu %2) 891TL asgari net ücret alan bir çalışanın, işverene maliyeti 1332TL olmakta, çalışanın aldığı ücretin yarısı 441TL gibi işveren vergi veriyor. Çalışanına 2 birim maaş veriyorsa 1 birim de SGK primi ödüyor. Haliyle iş Güvenliği aylık hizmetlerinin ekstradan işverene mal etmek hem yanlıştır hemde denetçinin ücretini işverenden alması denetçinin bağımsızlığını tehlikeye sokmaktadır. İşveren tarafından İş Güvenliğinin benimsenmesi hususunda da direnç oluşturmaktadır. Güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması için İSG profesyonellerinin maaşını SGK fonundan alması yerinde bir karar olacaktır.  

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin desteklenmesi hakkında yönetmelik tamamen değiştirilerek, bu destekten İSG hizmeti veren OSGB firmaları SGK Genel Müdürlüğü’ne fatura kesmesi ile ücretlerinin alınması sağlanabilir. İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi de ücretlerini OSGBden alacak, sigortası buradan yattığı için sosyal haklardan mahrum kalmayacak.  Bu çözüm yoluyla Avrupa’ya benzer şekilde İSG profesyonelleri SGK için ön denetim ve değerlendirme yapan iş Müfettişi yardımcısı konumuna yerleşmiş olacaktır. Bu yüzden İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi sadece OSGB’lerde çalışmalılar!

3.    OSGB’nin keseceği faturadaki KDV kalkmalıdır. OSGB’ler Kamu hizmeti verirken, devletin bu kamu hizmeti üzerinden vergi toplaması YANLIŞTIR! Düzeltilmesi elzem bir konudur.

4.    OSGB çalışanlarına SGK prim indirimi sağlanmalı. Maliyeti düşen OSGB, Noter gibi objektif çalışarak İş Müfettişlerine yardımcı olarak çalışabilir, hem de devlete ciddi bir mali yük gelmeden!

5.    Uygun Hibe ve Kredilerle OSGB altyapısı kuvvetlendirmek gerekir. OSGB’lerin en son teknolojik alt yapı ile hizmet vermesi gerekir. Eczahanelerde kullanan programa benzer merkezi sisteme bağlı program kullanılmalı. SGK bölge serverlarını İSG program üreticilerine oluşturacağı bir protokolle açmalıdır. Tüm İSG profesyonelleri ve OSGB bu programları kullanması zorunlu kılınmalıdır ki, İSGKATİP geliştirilerek etkin kullanımı genişletilmelidir. Risk Değerlendirme Raporu, Acil Durum Planları, Eğitimler, Tespit Öneriler vs buradan işlenmeli ve Bakanlıkta istediği gibi veritabanından araştırma yapsın. Etkin süre ve uygun maliyetle nokta atışlı denetimler yapabilsin!

6.    İSGKATİP’teki her üyenin ve her gerçek/tüzel kişilerin KEP (kayıtlı elektronik posta) maili olmalı, noter onaylı tespit öneri defteri acilen kaldırılmalı ve yerine İSGKATİP’te bir tespit/öneri platformu oluşturulup tespit ve öneriler buraya yazılmalı. Bu şekilde devlet denetleme birimi de durumu anında takip edebilecektir. Platforma yazılan tespit ve öneriler KEP postasıyla ilgili taraflara anında bildirilmesi sağlanabilir. Konu hakkında, Teknolojiyi daha fazla kullanarak etkinlik ve uygunluk artırılabilir. Risk Değerlendirme Raporları, Patlamadan Korunma Dokümanı gibi raporların sistem üzerinde hazırlanması ve devlet şehir planlamacıları tarafından bu raporların, diğer yerel coğrafi raporlarla birleştirilerek isorisk haritaları oluşturularak, sağlık ve güvenlik ayrıca pazar ihtiyacı gözeterek yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası stratejik planlar çerçevesinde iş dünyasını konumlandırması yerinde olacaktır. Tarımsal üretim planlamasının yapılması dahil Sanayi planlaması Devletimizin Ulvi Stratejik planlarına bağlı yapılandırmalar oluşabilecektir.

7.    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (Kurul) 07.04.2011 tarih ve 4150 sayılı Kararı ile Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliğinde  değişikliğe gidilerek Firmaların Mali ve Finansal durum değerlendirmenin yanında OSGB’leri de bu değerleme hizmeti verecek kuruluşlara katarak İş Sağlığı ve Güvenliği açısından değerlendirme raporlarıyla desteklenmesi sağlanmalı. Bankalardan kredi talebi olan firmaların İSG alanındaki yaptığı veya aldığı tedbirlerle OSGB’nin o firma hakkında hazırlayacağı değerlendirme raporlarıyla daha uygun kredi alması veya tam tersi durumda  ise İş Teftiş Kurulu’nu harekete geçilmesi, Bankanın daha yüksek kredi faizi ile finansal desteği vermesi gibi ödül/ceza işlemi devreye sokarak işverenlerin teşvik edilmesi son derece önemlidir.

8.    Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği mevzuatında bir değişikliğe gidilmelidir. Örneğin yangın sigortası yapacak bir firmanın talebini sigorta şirketi her sigorta yenileme ve yeni sigorta sözleşmesi yapmadan evvel OSGB’yi görevlendirerek o firmanın risk değerlendirme raporuna bakarak mevcut durum analizinden sonra güvenli çalışan firmanın klozunda bir prim indirimi uygulanmalı. Şuan ki durum firmanın beyanına göre fiyatlar belirlenmektedir. Banka sektöründe düşündüğümüz ödül/ceza uygulaması burada da uygulanmalıdır. Kötü çalışan firmalar, OSGB’nin hazırlayacağı raporu İSGKATİP üzerinden hazırladığında, durum İş Teftiş Kuruluna otomatik intikal edecektir.

9.    Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği mevzuatında bir değişiklikle OSGB, İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri hekimi, Diğer sağlık Personeli gibi meslekler tanımlanmalı ve Mesleki Sorumluluk Sigortası klozu oluşturulmalıdır.

10. İş Güvenliği hususunda riskli çalışan firmalar; bir yandan devlet denetimleri, diğer yandan sigorta ve banka kurumları riskli firma olduğu için daha yüksek faizle Kredi veya sigortalama yapmak zorunda kaldığında, İSG alanına yapacağı harcama ile daha fazla sigorta ve yüksek kredi faizi giderlerini kıyasladığında tedbir almak daha cazip gelecektir.

11. Mevcut Sigorta düzenlemesinde firmanın beyanına göre sigorta primi çıkıyor. Bankalar; İSG riskini, verdiği krediler için pek irdelediklerini düşünmüyorum. Belki yabancı bankalar Avrupa sistemlerine bağlı olarak irdeliyor olabilir. Bu konuda mevzuat çalışması gerekmektedir.

12. OSGB Hizmetlerinin taban fiyatı belirlerken; işletmenin çalışan sayısına, tehlike sınıfına, işletmenin büyüklüğüne, kaza sayısına, ulaşım, trafik vs bağlı olarak belirlenmelidir.

13. Türkiye genelindeki 1.700.000 işyerini 1000 müfettişle denetlemek imkansız. Lakin 5000 OSGB’yi her üç ayda bir 1000 müfettişle denetlemek ve yaptığı işleri İSGKATİP üzerinden anlık denetlemek mümkündür. OSGB’ler, maksimum 250 firma ve/veya hizmet verdiği firmalardaki toplam çalışan sayısı 10000’e kadar hizmet verebilsin. Bakanlık İSGKATİP için bölgesel web serverları kurması durumunda, isg alanında yapılan özel programlarla hızlı entegre olabilir. Böylece yapılan tüm çalışmalar bakanlık tarafından incelenebilir. e-reçete devreye alınarak işyerlerinde sağlık gözetimi daha kolay ve etkin yapılabilir. İstatistiki veriler bizlere yardımcı olacaktır. OSGB’de çalışan İşyeri Hekimleri geçmiş dönemlere ait firma iş kazaları, çalışanlarına ait belgeleri irdeleme imkanı bularak Sağlık Gözetimini etkin bir şekilde gerçekleştirebilir. İş Güvenliği Uzmanları ise SGK veritabanında kayıtlı olan İş kazası raporlarına erişerek veya görüş bildirerek, Kaza Kök Analizleri irdelenebilir. Ardahan’da yaşanan kaza kök analiz sonuçlarını İSG profesyonelleri irdeleyerek, aynı kazanın Hatay’da tekrarlanması engellenebilir. ASLINDA SGK bünyesinde İş Kazası Kök Neden Analiz Merkezi (İKNAM) kurulmalı.  Web sitesi üzerinden raporlarını yayınlamalıdır. Animasyonlu videolarla medya aracılığıyla kamuoyu bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

14. OSGB Aylık Hizmetleri için işverenle direkt anlaşma sağlayabilir, ama ücretini SGK fonundan almalı. Yalnız denetim hususunda aylık hizmet verdiği firmaya gidemez. Aynı şekilde Periyodik ölçüm ve kontroller, Fenni Muayeneleri aylık hizmet verdiği firmaya yapamaz.

15.    OSGB’lere yapılacak denetimler en az 3 ayda bir olmalı. Denetimlerde, OSGB’nin hizmet verdiği firmalar arasında iş müfettişlerince numune usulü bazı müşterilerinin dosyaları incelenmesi ve OSGB müşterisinin yerine gidilerek saha ile evrak tutarlığı kontrol edilebilir. Aynı yıl içerisinde OSGBnin hizmet verdiği firma en fazla iki sefer denetlenmesi yeterli olacaktır. OSGBye Ceza puan sistemi uygulanmalı. Belirlenecek usulsüz durumlara göre o OSGB’nin tüm müşterileri o ayda denetlenecek, duruma göre lisansı askıya alınacak ve durumuna göre OSGB’ye para cezası kesimi gibi caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

16. İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık personeli sadece OSGB’ye bağlı olarak çalışılırsa, yukarıdaki koşullarla iş müfettişlerinin yardımcıları gibi işyerleri analiz ve değerlendirmeleri yapılabilir. Yanlış anlama olmasın İş Güvenliği Uzmanı Müfettişler gibi denetim yapsın demiyorum, mevcut durumundan daha verimli kullanılması adına ekspertizler gibi ön denetim/değerlendirme yapsın diyorum.

Ülkemizde yakın zamanda 200.000 İSG profesyonele ulaşılacağını tahmin ediyorum.1000 müfettişle, ne 1.700.000 işyeri ne de 200.000 İSG profesyoneli etkin denetlenebilir, ama 5000 adet OSGB’yi daha kolay ve daha etkin şekilde denetlenebilir.

17. Ermenek Maden Kazası önlenebilinir mi? bence evet önlenebilir. Nasıl? Enerji Bakanlığına Bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) Veritabanı elektronik platformlarda eğer ilgili Teknik Nezaretçi, İş Güvenliği Uzmanı ve İşverene açılmış olsaydı, ne olurdu? Başta her sene yıllık üretim planları MİGEM’e verilmektedir. Eski çalışmaları buradan da görebilirlerdi. 21. Yüzyılda hala raporlar çıktı alınarak müdürlüğe verilmekte ve kağıt üstünde kalmaktadır. Şimdi de sayısal ortamda MİGEM’e verilmesi de ciddi bir çözüm sağlamayacaktır. MİGEM veritabanını ilgililere uygun platformla internet üzerinde açılması, tarafların bu platformdan görüşlerin alınması gerekmektedir.

18. Çok tehlikeli sınıftaki maden ve inşaat sektörü, sektörde en az 8 yıl tecrübesi olan Maden Mühendisi ve İnşaat Mühendisi A sınıfı İş Güvenliği Uzmanları yapmalıdır. Hatta Devletimiz, mevzuatta değişiklik yaparak bu nitelikli profesyonelleri iş müfettişi olarak bünyesine katmaları Türkiye’miz açısından faydalı olacağına inanıyorum.
Bu konular uygun platformlarda tartışılarak şekillendirilmeli ve ivedilikle hayata geçirilmelidir.

Reklamlar

1 Yorum

Yorumlar kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: